Tag

tiroit arşivleri - Dt. Tuğba Duymaz

Doğal Tiroid Hormonu – NDT Tecrübem

Hipotiroidi için sentetik hormonlar yerine doğal tiroid hormonu deneyimleyen var mı aranızda sevgili okurlarım? Bu yazımda sizlerle NDT de denen bu ilaçla ilgili kendi deneyimimi paylaşmak istiyorum. 

Açılımı “Natural dessicated thyroid” olan NDT, sığır ya da domuzdan elde edilen tiroid bezinin, toz haline getirilip kapsüle doldurulmasıyla üretiliyor. Bizde bulunmasa da Batı’da senelerdir kullanılan bir ilaç. Yalnizca T4 değil, T3 ve hatta T1 ve T2 gibi çok üzerinde durmadığımız tiroit hormonlarını da içeriyor. Doğal olması ve özellikle de T3 içermesi sebebiyle, özellikle naturopatlar, fonksiyonel tıp doktorları gibi alternatif yaklaşıma açık doktorlar tarafından öneriliyorlar. Klasik tıbbın önerdiği, ülkemizde de neredeyse tek seçeneğimiz olan sentetik ilaçlar (Euthyrox, Levotiron gibi) ise yalnızca T4 hormonu içeriyor ve vücudun bunu asıl kullanılan aktif hormon formu olan T3’e çevirmesi bekleniyor. Birçok Haşimato hastası çeşitli sebeplerle T4’ü aktif formu olan T3’e dönüştüremedikleri için aldıkları sentetik ilaç , TSH’ı normal sınırlar içerisinde tutsa da vücut hala asıl kullanacağı T3’ten mahrum kalmış olabiliyor. Kontrollerde yalnızca TSH ve T4’e bakılıyorsa hastadaki düşük T3 gözden kaçabilir, her şey normalmiş gibi görünebilir. T3’e bakıldığı zaman da sadece normal değerler içinde olması değil, referans değerinin üst sınırına yakın seyretmesi daha ideal bir durum. (Bu arada eskiden sağlık ocaklarındaki tahlillerde T3’e bakılırdı, şimdi bunu kaldırmışlar. İleri gideceğimize geri gidiyoruz!)

İşte ben de hep o T3’ü düşük seyredenlerden oldum, normal değerin içinde olsa bile… T3’üm yalnızca otoimmün diyeti yaptığım dönemde çok iyi bir seviyeye çıkmıştı. Hemen ardından, 1 buçuk yıl için gittiğimiz sakin, huzurlu Bulgaristan’dan karmakarışık İstanbul’a geri dönme, yeni iş, kızıma yeni okul vs. vs. derken çok iyi bir seviyeye getirdiğim sağlığım garip sinyaller vermeye başladı. Türkiye’ye ve çalışmaya geri döndüğümde, amalgam dolgu sökümü de yapmaya başladım – tabi SMART protokolüne göre. O dönemde uzun yıllar önce yaşadığım kalbimdeki düzensiz atımlar çok daha siddetli bir şekilde yeniden ortaya çıktı. Amalgam sökümü sırasında kullandığım maskeden şüphelenip hemen daha güvenilir bir gaz maskesine geçtim. Ama aritmiler gitmiyordu. Kahveyi minimuma indirdim, hatta hiç içmediğim dönemler oldu ama aritmiler azalsa da gitmedi… 

Sonra bir gün, uzun zamandır denemek istediğim ama Türkiye’de bulamadığım, internet üzerinden satın alma imkanı olmadığı için de yurt dışından alamadığım NDT’yi yeniden araştırdım. Thyrovanz adlı bir ilaç markasına ulaştım. Bu ilaç sığır tiroit bezinden elde ediliyordu. Arjantin ya da Yeni Zelanda kaynaklı, hiç GDO’ya ya da antibiyotiğe maruz kalmayan hayvanlardı bunlar. Amerika’dan gelecek olan bir arkadaşım sayesinde ilacı aldım. Sentetik ilaçtan direkt olarak doğal ilaca geçiş yapanların tecrübelerine dayanarak, Euthyrox’u bir anda bırakıp Thyrovanz’a geçtim. Çok düşük doz bir Euthyrox da kullanmıyordum hani! (125mcg). Biraz doz denemeleri yaptıktan sonra Thyrovanz’ın düşük bir dozunda kendimi harika hissetmeye başladım (50mg). Bir ay kadar kullandıktan sonra ise değerlere baktırdığımda durum aslında hiç de harika değildi. TSH’ım fırlamıştı! (25 seviyelerine!!!) Serbest T3’üm çok düşüktü. Ancak işin garip yanı kalbimde düzensiz atım falan kalmamıştı!

Sonra ben korkuyla yeniden Euthyrox’a geçtim. Bir süre sonra TSH’ım T3, T4’üm yeniden eski değerlerine döndü. Ancak düzensiz atımlar da geri geldi! O zaman Euthyrox’tan duyduğum şüpheler iyice arttı. Zaten Euthyrox kullanılmasını önermeyen ve bu fikirleriyle tepki çeken doktorlar da olduğunu biliyordum. Ama yapılan çalışmalara göre subklinik hipotiroidi denen, tiroit kan değerlerinin normal sınırlar içerisinde ancak ideal değerlerin dışında olduğu durumlarda bile doku düzeyinde hipotiroidi belirtileri olabiliyor. Yani kan değerleri sınırlar içinde olsa bile ideal değillerse, hücresel fonksiyonların en iyi şekilde yürümesine yetecek kadar iyi olmayabilir. Bu yüzden de bu gibi durumlarda eksik tiroit hormonlarının yerine konması daha iyi bir yaklaşım gibi görünüyor. Hele de benim gibi ilaç kullanmadığında değerleri bu kadar değişen eski tiroit hastaları için ilacı bırakmak biraz iddialı ve riskli bir yaklaşım bence.  

Hikayeme dönecek olursam… Euthyrox’la geri gelen aritmilerden sonra Thyrovanz’ı mutlaka yeniden denemeye karar verdim. Thyrovanz kullanıcılarının bir Facebook grupları olduğunu gördüm. Grupta yazılanları, diğer insanların tecrübelerini, önerilen dozları ve bu doza ne hızla çıkılması gerektiğini okudum. Gerçekten de Euthyrox ve Thyrovanz’ın birlikte kullanılması önerilmiyordu. Ani bir geçiş yapmakla hata etmemiştim. Ancak dozu daha yüksek kullanmam gerekiyordu. Benim kullandığım kadar Euthyrox kullanan biri için 200mg Thyrovanz’a çıkılabileceği öneriliyordu. Ben de öyle yaptım… Bir ay kadar sonra yapılan testimde TSH’ım 0,18 gibi çok düşük bir değere düşmüştü… Bu değerin elbette biraz yükselmesi gerekiyor. O yüzden ilaç dozumu biraz azalttım. Birkaç hafta içinde değerlerimi yine gözden geçirip bu yazıyı güncelleyeceğim. 

Ancak bence asıl can alıcı nokta Euthyrox’u yeniden bırakıp Thyrovanz’a başladığımda aritmilerimin de yeniden ortadan kaybolmalarıydı. Farklı seviyelerdeki TSH’a ve ilk denememdeki düşük serbest T3’e rağmen iki denemede de aritmilerin yok oluşu, bana ilaç dozlarının değil Euthyrox’la ilgili bir durumun bu aritmilere sebep olduğu izlenimini veriyor. Zaten ilaçla ilgili bilgilere baktığımızda, bu tarz yan etkileri olabileceğini görüyoruz (1).

Thyrovanz dışında başka NDT markaları da var. Ancak ben bu markayı internetten reçetesiz satın alabildiğim için ve bazı başka Uzak Doğu ilaçları gibi şüpheli görünmediği için tercih ettim.  Firma ilacı Türkiye’ye kargoladığını söylüyor ancak ben hiç bu şekilde getirtmedim, gümrükte sorunla karşılaşılır mı bilmiyorum. Büyük ihtimalle iHerb’de olduğu gibi reçeteniz olması gerekecektir. Ayrıca benim başıma geldiği gibi TSH’ınız büyük dalgalanmalar gösterebilir ve bunun ciddi yan etkileri de olabilir. Doz ayarlaması yapmakta zorlanabilirsiniz. Ayrıca demir seviyesinin düşük olması, kortizol seviyelerinin ideal seyretmemesi gibi sebeplerin de doğal tiroit ilaçlarıyla başarılı sonuçlar alınamamasına yol açabilecekleri söyleniyor (“Stop the Thyroid Madness” sitesini hiç görmediyseniz, bir göz atmanızı öneririm.) O yüzden doğal tiroit hormonlarını denemeye karar verirseniz, anlaşabileceğiniz bir doktor bulup onunla ilerlemenizi tavsiye ederim.

Pekiyi o zaman bunları neden paylaştım? Çünkü biz bunları konuştuğumuzda bir talep yaratmış oluyoruz ve bu sayede bu ilacı önermeyi düşünecek doktorlamızın sayısı artabilir. Belki ileride ilacı direkt Türkiye’den satın almak mümkün olabilir. Hatta ülkemizde antibiyotiksiz, GDO’suz hayvanlar yetiştiren çiftliklerimizden kendi doğal tiroit hormonu takviyemizi üreten birileri çıkabilir belki bir gün, ne dersiniz?

Kaynaklar
  1. https://www.drugs.com/euthyrox.html

TSH’ınız “Normal” ama Hala Tiroit Şikayetleriniz Var

TSH (tiroit stimülan hormon / tiroit uyarıcı hormon), tiroit bezinin az veya çok çalıştığından şüphelenildiği zaman akla gelen ilk hormon. TSH aslında tiroit bezinden değil, beyindeki hipofiz bezinden salgılanıyor ve görevi, tiroit bezini daha fazla tiroit hormonu üretmesi için uyarmak. Bu yüzden TSH yüksek olduğunda tiroit bezinin yeteri kadar hormon üretemediğini (hipotiroidi), düşük olduğunda ise tam tersine, tiroit bezinin çok fazla hormon ürettiğini (hipertiroidi) anlıyoruz.

Kan testlerinde TSH için normal kabul edilen değerler  0,3-0,4mIU/L alt sınırdan başlayıp 4-5 mIU/L üst sınıra kadar uzanıyor. Fonksiyonel tıp doktorları ise, normal aralığının fazla geniş olduğunu ve TSH’ın 1-2 mIU/mL seviyesinde olduğunda, özellikle de 1’e yakın olduğunda ideal seviyede olduğunu savunuyorlar. Birçok hastanın tiroit bulgularının, TSH seviyeleri 1mIU/mL civarında olduğunda yok olduğunu ve hastaların kendilerini en iyi hissettikleri TSH seviyesinin bu olduğunu belirtiyorlar. Özellikle de ilaçla tedavi gören tiroit hastalarında, ilaç dozunu, TSH’ı 1-2mIU/mL aralığına getirecek şekilde ayarlamaya çalışıyorlar. Pekiyi normal TSH değerlerindeki bu yorum farkı neye dayanıyor?

Normal TSH aralığı neden tartışmalı?

Verywell.com’da (1) “Tiroit referans aralığı savaşları” adresli yazıda anlatıldığı üzere, 2003 yılında, referans aralığının üst kısmında kalan hastalarda daha sıklıkla hipotiroidi geliştiğine dair artmakta olan bulgular üzerine, AACE (Amerikan Klinik Endokrinologlar Birliği), 0,3 – 3,0 mU/L’lik bir aralığın referans alınmasını öneriyor. AACE’nin başkanı Hossein Gharib, TSH normal aralığının güncellenmesinin, yüksek kolesterol, kalp hastalığı, osteoporoz, kısırlık ve depresyon gibi tiroide bağlı gelecekte oluşabilecek ciddi sorunların engellenmesine olanak sağlayacağını söylüyor.

Bu yeni öneri başta bir çok doktor tarafından olumlu karşılansa da, maalesef uygulamada ciddi bir değişiklik getirmiyor. Laboratuvarlar yeni referansı kullanmaya başlamıyorlar. Bazı araştırmacılar ise referansın 2,5-4,5 üst aralığında olanlarda, levotiroksin(tiroit hormon takviyesi) kullanımının uygun olmadığını anlatan makaleler yayınlıyorlar. Bu konuda endokrinologlar ikiye bölündüğü için referans aralığı üzerinde fikir birliğine varılamıyor ve eski değerler kullanılmaya devam ediyor.

Yine aynı yazıda şu hatırlatma yapılıyor: Tiroit antikorları veya ailesinde otoimmün tiroit hastalığı olanlar TSH referans aralığı hesaplamalarının dışında tutulduğunda, normal değerler 0.4-2.5mU/L aralığında kalıyor (ortalama 1,18mU/L seviyesinde). Yani gerçekten sağlıklı insanların TSH’ları 0,4 – 2,5 mU/L değerleri içerisinde.

Bu bulguları destekleyen araştırmalardan ikisine de değinmek istiyorum. Karışık bilgilerden sıkılıyorsanız bir sonraki başlığa geçiş yapabilirsiniz.

Türk araştırmacıların, levotiroksin kullanan hastalarda kalp-damar sağlığıyla TSH seviyesi arasındaki ilişkiyi anlamak için yaptıkları bir araştırmada (2), hastalar TSH seviyelerine göre dört gruba ayrılmış ve aynı zamanda sağlıklı kontrollerden oluşan beşinci bir grupla karşılaştırılmışlar. Çalışmaya katılanların, kalp-damar sağlığını değerlendirmede kullanılan lipoprotein, homosistein ve CRP seviyeleriyle bazı fibrinolitik sistem belirteçleri karşılaştırılmış. Sonuçlara bakıldığında, özellikle CRP ve homosistein seviyelerinin, TSH yükseldikçe yükseldiği (kalp hastalığı ihtimalinin arttığı) ve TSH seviyeleri 0,4-2,0 mIU/L olan grubun, sağlıklı kontrollerle hemen hemen aynı değerlere sahip olduğu görülüyor. Lipid paramereleri (total kolesterol, HDL, LDL, trigliseritler) açısından gruplar arasındaki fark çok anlamlı bulunmamakla birlikte, araştırmacılar TSH düştükçe avantajın artmaya meyilli olduğunu belirtmişler. 2’den düşük bir TSH’ın homosistein, CRP ve büyük ihtimalle lipid parametrelerini düşürmede etkili olacağını önermişler.

Başka bir araştırmada (3) ise serbest T3 ve T4 seviyeleri normal ancak TSH’ları 3,6’nın üzerinde olan hastalarda (subklinik hipotiroidizm), TSH seviyesinin kalp kasına etkisi olup olmadığı araştırılmış. Araştırmacılar yüksek TSH’ın, kalp kasında hafif ve ilaçla düzelebilen olumsuz değişikliklere yol açtığı sonucuna varmışlar. Subklinik hipotiroidizmin, vücut tarafından telafi edilebilen basit bir durum değil, minimal doku hipotiroidizmi olarak görülmesini ve ilaçla tedavi edilmesini önermişler.

Haşimato tiroiditim varsa tiroit hormon değerlerim nasıl normal çıkıyor?

Haşimato tiroiditinde, TSH normal değerlerin dışına çıkmadan çok önce, kanda tiroit antikorları (tiroit bezini hedef alan bağışıklık sistemi elemanları) görülebiliyor. Hastalığın bu ilk aşamalarında tiroit bezinin hasar görmemiş sağlıklı hücreleri, TSH’ın normalin üst sınırında kalmasını sağlayarak hastalığı maskeleyebiliyorlar.

Şunu da belirtelim ki her durumda olduğu gibi burada da bireysel farklılıklar olabilir ve hiç bir şikayeti olmayan, antikor varlığı, ultrason veya biyopsi ile Haşimato teşhisi konmamış biri için TSH seviyesinin 4mIU/mL olması gerçekten de normal olabilir. Ancak örneğin depresyon ya da yorgunluk gibi başka birçok sebebe bağlanabilecek belirtiler görüldüğünde sadece TSH’ın “normal” sınırlar içerisinde olması, Haşimato’nun göz ardı edilmesine sebep olabilir. Bu yüzden böyle durumlarda yukarıda saydığım antikor sayısı (AntiTPO ve AntiTG), ultrason ve çok nadir durumlarda biyopsi gibi başka tetkiklere de bakmak gerekiyor.

Bütün bunları daha somut biçimde ifade etmek gerekirse, tiroide bağlı olabilecek belirtileriniz varsa ve kan testlerinizin sonucuna kendiniz bakmıyorsanız, doktorunuz size 4 olan TSH’ınızın normal olduğunu ve ilaç kullanmanız gerekmediğini söylediğinde bu, ek testler yapılmamasına ve muhtemel bir Haşimato teşhisinin atlanmasına sebep olabilir. Bu aslında, Haşimato’nun tiroidinizi biraz daha harap etmesini ve sonunda TSH’ın normal sınırların dışına çıkmasını bekleyeceğiz anlamına geliyor (Çünkü modern tıp anlayışında Haşimato’nun durdurulması için yapılabilecek bir şey yok, o yüzden hormonların normal olduğu aşamada Haşimato’nun teşhis edilmesi bir şeyi değiştirmeyecek.) Benzer şekilde, zaten Haşimato’nuz varsa ve tiroit ilacı kullanıyorsanız, ancak rahatsızlıklarınız bir türlü düzelmiyorsa, tiroidinizin de normal olduğu söylendiyse, TSH’ınız aslında optimal olan değere değil, sadece normalin üst sınırına yakın bir yere dönmüş olabilir. Bu durumda doktorunuz, ilacınızı artırma gereği duymayabilir, siz de semptomları yaşamaya devam edebilirsiniz.

Son olarak, aşağıda otoimmün tiroit hastalıkları konusunda kitapları olan, internet zirveleri organize etmiş, belgeseller hazırlamış iki ismin ideal tiroit hormon seviyeleriyle ilgili görüşlerine yer veriyorum. Benzer değerleri daha bir çok fonksiyonel tıp uzmanının önerilerinde bulabilirsiniz.

Amy Myers’ın The Thyroid Connection adlı kitabında(4) ve web sitesinde(5) önerdiği testler ve ideal sonuçları:

TSH – 1,0-2,0 veya daha düşük. Hamilelerde 2,5 dan küçük olmalı

FT4- 1,1ng/dL’den büyük

FT3- 3,3 pg/mL’den büyük

AntiTPO – 4IU/mL’den az veya negatif

AntiTg – 4IU/mL’den az veya negatif

ReverseT3 (hastanın ekstra T3 hormonuna ihtiyacı olup olmadığını yorumlamakta kullanılıyor) – FT3’e oranı 10:1’den az olmalı

Izabella Wentz, Hashimoto’s Protocol adlı son kitabında(6), TSH’ı 2’nin üzerinde olan, tiroit semptomları veya yükselmiş tiroit antikorları olanlarda, takviye tiroit ilacı almanın faydalı olabileceğini belirtiyor. Kitabında, araştırmalara göre tiroit hormon takviyesinin, tiroit semptomlarını azalttığını, tiroit antikorları seviyelerini düşürdüğünü ve hastalığın seyrini yavaşlattığını da eklemiş.

Wentz’e göre ideal değerler şu şekilde olmalı:

TSH – 0,5-2 mIU/mL

FT3, FT4 (serbest T3 ve serbest T4) – normal değerlerin üst sınırına yakın olmalı

Ayrıca Izabella Wentz’in tiroit test sonucunuzu yorumlamanızda yardımcı olabilecek yönlendirmesi de şu şekilde:

TSH 2’nin üstünde, FT3, FT4 optimal değerlerden az veya normal — aldığınız ilaç az olabilir

TSH 0,3’ün altında, FT3, FT4 optimal değerlerden fazla veya normal—- ilaç fazla olabilir

TSH 0,3’ün altında, FT3, FT4 normalin altında —– tiroit ve hipofiz arasında iletişim  kaybı söz konusu olabilir

FT3 normalin altında, FT4 yüksek veya normal — T4’ten T3’e çevirmede sıkıntı olabilir. T4’e ek olarak T3 takviyesi de iyi gelebilir.

Reverse T3 yüksek— ekstra T3 fayda sağlayabilir ve aynı zamanda hasta stres yönetimine odaklanabilir.

Wentz, hastanın kendini en iyi hissettiği TSH değerini belirlemek için semptomlarını kayıt altında tutmasını da önermiş.

Son bir hatırlatma daha! Testin yapılacağı sabah tiroit ilacınızı almamalısınız. Kan alınması sonrasına erteleyebilirsiniz.

Kaynaklar:
  1. https://www.verywell.com/tsh-thyroid-stimulating-hormone-reference-range-wars-3232912
  2. https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/16805747
  3. https://academic.oup.com/jcem/article-lookup/doi/10.1210/jcem.86.3.7291
  4. Myers, Amy (Ph. Thyroid Connection, The: Why You Feel Tired, Brain-Fogged, and Overweight — And How to Get Your Life Back. Little, Brown & Company, 2016.
  5. ttp://www.amymyersmd.com/2016/10/thyroid-lab-results-really-mean/
  6. Wentz, Izabella. Hashimoto’s Protocol: a 90-Day Plan for Reversing Thyroid Symptoms and Getting Your Life Back. HarperOne, an Imprint of HarperCollins Publishers, 2017.
error: İçerik izinsiz kullanılamaz!