İyot Eksikliği ve Haşimato

By 13/10/2017Mayıs 6th, 2020Beslenme, Blog

İyot konusu biz Haşimatolu’ların en çok merak ettiği konulardan biri. Bir tarafta tiroit hastalıklarını önlemek için tuzlarımız iyotlanırken, diğer yanda tuzların iyotlandığı ülkelerde Haşimato daha da fazla artış gösteriyor (1)(2). Bu da iyot kullanımı konusunda kafa karışıklığına sebep oluyor. Chris Kresser geçenlerde bununla ilgili bir yazı yazdı (3). Dikkat çekici bazı noktaları paylaşıyorum:

  • İyot, tiroit hormonu üretimi için gerekli. Bebek ve çocukların gelişiminde kritik öneme sahip ve eksikliğinde ciddi sorunlarla karşılaşılabilir. Hamilelikte iyotun düşük olması bebekte düşük IQ ve dikkat eksikliği bozukluğuyla ilişkilendirilmiş. Ayrıca bebek ve çocuklarda ciddi iyot eksikliği olması durumunda, zeka geriliği, kısa boy, kemik gelişim bozukluğu ve düşük bazal metabolizmayla kendini gösteren kretinizm gelişebiliyor. Bunların dışında iyot meme sağlığı için de çok önemli. Meme dokusunda bulunan iyot tiroittekinden bile fazla ve eksikliği ile meme kanseri arasında ilişki olabileceği düşünülüyor. (Batılılara göre çok daha fazla iyot tüketen Japon kadınlarında meme kanseri oranı çok daha az. Japon kadınlar batıya göç edip buranın beslenmesine alıştıklarında bu oran tekrar artıyor.)
  • Dünya genelinde yapılan çalışmalar yeterli iyot almıyor olabileceğimizi gösteriyor. Boston’da yapılan çalışmada anne sütü örneklerinin %47’sinde iyotun yetersiz olduğu tespit edilmiş. Avrupa’da nüfusun %44’e varan kısmında iyot eksikliği olabileceği bildirilmiş. Yeni Zelanda’da okul çağı çocuklarının %83’ünün iyot eksikliği olduğu bulunmuş.
  • Dünyadaki iyotun çoğu denizlerde bulunuyor. Deniz yeşillikleri en önemli iyot kaynağı: kombu, nori, kelp. Ayrıca tuzlu su balıkları ve balık kafaları da iyot içeriyor.
  • Süt ürünleri iyot içeriyor ancak bu iyot süt tanklarını sterilize etmek için kullanılan iyodofordan ve hayvan yemlerine katılan iyot takviyelerinden geliyor (Türkiye’de de böyle mi bilmiyorum). Yumurtada da az miktarda iyot var.
  • Kimler risk altında? Deniz yosunları yemeyen veganlar, deniz yosunları veya yeteri kadar balık yemeyen paleocular, hamile kadınlar (Hamilelerde iyot ihtiyacı %50 artıyor.)
  • İyot tiroit hormonu üretimi için gerekli ancak görevini yaparken bir yandan da tiroit bezinde oksidasyona sebep oluyor. Bu oksidasyonun zararını engellemek için selenyum gerekiyor. Araştırmalar iyotun Haşimato’yu tetikleme sebebinin selenyumun eksik olmasından kaynaklandığını gösteriyor. Sonuç olarak iyot kullanımından kaçınmak yerine, beraberinde selenyumdan zengin gıdalar da tüketiyor olmamız gerek. Selenyum takviyesi almak da başka bir seçenek ancak Chris Kresser takviye selenyumun da uzun dönemde sorunlara yol açabileceğini, bu yüzden kullanımının bir iki ayla sınırlandırılmasını önermiş.
  • İyot takviyesi almaya karar vermeden önce test yapılmasında da fayda var. Ancak ölçülmesi için tek seferde alınan idrar örneği yeterli değil. 24 saatlik idrarın toplanması, saç analizi ve serum Tg seviyesi (iyot seviyesiyle ters orantılı) bakılmasını öneriliyor.
  • Chris Kresser iyot takviyesi ihtiyacı olanlara kelp tabletleri önermiş. Küçük bir dozla başlanıp yavaş yavaş yükseltmeyi ve istenen düzeye gelindiğinde tekrar idame dozuna inmeyi öneriyor. (Öte yandan Izabella Wentz deniz yosunlarının immün modülatör etkilerinden dolayı otoimmün hastalarında kullanılmasını önermiyor(4) ancak Terry Wahls gibi otoimmün hastalığını bol deniz yosunu eşliğinde iyileştiren ve deniz yosunu kullanımını öneren doktorlar da var(5)(6). Ben de otoimmün diyetim sırasında hiç bir iyot kaynağım kalmadığı için küçük miktarlarda kelp tozu kullandım ve bu dönemde antikorlarım yükselmedi, aksine düştü.) Bununla birlikte şunu da eklemek istiyorum ki Chris Kresser, Bernstein(7) ya da Karatay(8) gibi bazı doktorların önerdikleri İodoral gibi yüksek dozlarda iyottan bahsetmemiş ve önerdiği dozlar 325 mcg’lık kelp tabletlerinden başlayarak, hipertiroidi benzeri semptomlar olmadığı müddetçe, en fazla bunun 3 katına kadar çıkılması şeklinde. Açıkçası kendi adıma Dr. Bernstein ve Karatay Hoca’nın söylediklerinin de dikkate değer olduğunu düşünüyorum ancak şu aşamada  Chris Kresser’ınki gibi iyotu tamamen reddetmeyen ancak doz konusunda temkinli davranan bir yaklaşımı daha güvenli buluyorum. Bu konuda yeni bilgiler edindikçe paylaşmaya devam edeceğim.

Sizin iyot konusunda kişisel bir deneyiminiz var mı? İyot takviyesi kullandınız mı? Hangi dozlarda kullandınız ve aldığınız sonuçlar nasıldı? Lütfen yorumlarda paylaşmaktan çekinmeyin…

Kaynaklar

  1. https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/17199437
  2. http://www.eje-online.org/content/159/3/293.abstract
  3. https://kresserinstitute.com/iodine-deficiency-bigger-problem-think/
  4. https://thyroidpharmacist.com/articles/hashimotos-faqs/
  5. https://www.youtube.com/watch?v=KLjgBLwH3Wc
  6. Wahls, Terry/ Adamson Eve. The Wahls Protocol: A Radical New Way to Treat All Chronic Autoimmune Conditions Using Paleo Principles. Penguin Group USA, 2014.
  7.  http://hypothyroidmom.com/busting-the-iodine-myths/
  8. http://www.woto.com/tiroid-nodul

15 Yorum

  • Elif Gurses dedi ki:

    Bu konuda cok tartismaya acik bir konu Tugbacigim. Acikcasi cok da kafa karistirici. Ben bilgi ve tecrubesine guvendigim Dr. Datis Kharrazian Hashimoto hastalarinda iyotu gereksiz bir risk olarak goruyor ve yangina otun atmak seklinde ifade ediyor. Bu konuda ben de ayrica yazi yazmayi dusunuyorum blog actigimda. Derim ki bence tiroid hastaligi iyot eksikligine bagli ise ayri konu ama eger Hashimoto ise TPO’yu yukselttigi soyleniyor… !! Bence Hashimoto hastalari iyot eksiligi var mi diye ayrica baktirmadan iyota yuklenmemeli diye dusunuyorum…Benim vardigim sonuc budur…

    Otoimmun hastaliklarin dilini cozmek gercekten cok karmasik ve belkide cok mumkun degil. Zira sen mi akillisin ben mi diyen bir bedenimiz var.

  • Elif Gurses dedi ki:

    Yazim hatalari icin ozur dilerim..Elimdeki sorun nedeniyle cok kontrol edemiyorum sanirim…

    • Tuğba Duymaz dedi ki:

      Bu konu bence de kafa karıştırıcı.. iyotun tiroit iltihabını yani haşimatoyu tetiklediği görülmüş ama bu etkisinin selenyum olmadığında ortaya çıktığını, yeterli selenyum varsa sorun olmadığını gösteren çalışmalar da yapılmış sonrasında. Bana öyle geliyor ki başka minerallerin, başka eksikliklerin de bu konuda etkisi olabilir. Haşimato hastalarının olduğu forumlarda da iyot takviyesinden fayda gördüğünü de, iyot kullandığında kötüleştiğini söyleyenler de görüyorum. Bu çelişkili durum o hastaların başka eksikliklerinden kaynaklanıyor olabilir. En güvenlisi sanırım test yaptırmak senin dediğin gibi…

  • çiğdem onur dedi ki:

    Tuğba hanım, haşimatom var ve antikorlarım çok yüksek değil.Geçenlerde iyot testi (spot idrarda) yaptırdım.3.23 çıktı, oldukça eksiklik yaşıyormuşum.Fakat nasıl bir takviye almam gerektiğine karar veremedim.Yeni bir bilgi var mı acaba ?

    • Tuğba Duymaz dedi ki:

      Ben hala burada yazdığım gibi Chris Kresser’ın yaklaşımına katılıyorum. Genelde vitamin ve mineral takviyesi alırken gerçek yiyeceklerin kullanılmasını daha mantıklı buluyorum. O yüzden kelp kullanmak en iyisi diye düşünüyorum. Ama kelp kullanırken ağır metal içermediğine dikkat etmeyi de unutmayın. Paketinin üzerinde biyo, organik vb. ifadeler yazacaktır. Bunu bulamazsanız elbette başka iyot takviyelerinden faydalanmayı düşünebilirsiniz. Ayrıca selenyum alımınıza da dikkat edin. Selenyum, iyot çalışırken antioksidan olarak görev alıyor.

  • caglar dedi ki:

    Solgar ın kelp tabletleri bu konuda güvenilir olabilir solgar ürünlerini kullanıyorum. Bence hashimoto ve birçok otoimmun hastalıkların sebeplerinin temelinde kirlilik var. Kirlilik derken sadece petrol ve kömür gibi kaynaklardan değil nükleer denemelerin ve kazaların sebep olduğu radyoaktif kirlilikten de bahsediyorum. Peki bazı insanlarda neden var bazılarında neden yok derseniz sanırım bunun cevabı da maruziyet miktarı ve vücudun tahammülü ile alakalı.

    • Tuğba Duymaz dedi ki:

      Söylediklerinize katılıyorum, hatta bu kirliliğe elektro manyetik alanları da ekleyebiliriz. Dediğiniz gibi bazı insanların genetik yapısı ve o zamana kadarki hayatını yaşayış biçimi o insanların daha dayanıklı olmalarını sağlıyor olabilir. Solgar tabletlerine de baktım, dediğiniz gibi iyot için kullanılabilir.

  • çiğdem onur dedi ki:

    Solgar’ın kelp tabletlerini bulamadım.The LifeCo Spirulina Kelp Nettle var internette ama güvenilir mi bilemiyorum.Sizin kullandığınız kelp takviyesinde ne kadar iyot içerdiği yazıyor muydu Tuğba hanım? Bir ay kadar solgarın iyot ve selenyum vb mineral içeren bir desteğiyle iyot değerimi 3.23 ten ancak 3.73 e yükseltebilmişim.( Bir servis 2 tabletti ama ben 1 tablet alarak denemiştim.) İyot eklenmiş kaya tuzuna yeni başladım, önceden sadece kaya tuzu kullanıyordum.Acaba böyle yavaşça iyotun yükselmesi daha mı doğru sizce ? Şimdi 2 ay kadar 2 tablet solgar kullansam mı ? Kararsız kaldım, öncelikle tiroid testlerimi yaptıracağım tabi ki…

    • Tuğba Duymaz dedi ki:

      Evet yazıyor ama ben toz formunu kullandığım için aslında hergün tam tamına aynı dozu almıyorum. Böyle olduğu için aslında kendimi daha çok diyetle iyot alıyormuşum gibi hissediyorum. Lifeco’nun ürün içeriğini kendinize göre tek tek araştırabilirsiniz. İçeriklerin size dokunmaması bir kriter. Başka bir kriter ise içeriğin temiz üretimden gelmesi, çünkü kelp, spirulina gibi deniz kaynaklı ürünlerde ağır metal kontaminasyonu risk teşkil edebiliyor. “bio” ibaresi olanlar özel olarak üretilmiş oluyorlar. Kullandığınız iyot dozunu yavaş yavaş artırabilirsiniz, genelde hekimler bu şekilde öneriyorlar. Eksiklik varsa önerilenden daha yüksek doza çıkmanız gerekebilir.

  • çiğdem onur dedi ki:

    Cevap yazdığınız için teşekkür ederim Tuğba hanım.Kullandığınız kelpin toz formunun markasını sorabilir miyim ? ( Hap yutma zorluğum olduğu için toz form daha iyi olur, suyla karıştırıp mı içiliyor ?) Yanı sıra selenyum da kullanıyor musunuz ve tuz olarak iyot eklenmiş kaya tuzu mu tercih ediyorsunuz ? Keşke hekimler kendilerini geliştirse ve hastalarına yardımcı olsalar da kendimizi böyle yalnız hissetmesek.Sağlıkla kalın…

    • Tuğba Duymaz dedi ki:

      Merhaba, biraz gecikti cevabım ama yine de yazayım… Kelpi salatalara serpiştiriyorum, çünkü bir çay kaşığının 4’te 1’i kadar bir toz günlük ihtiyacınızı karşılıyor ( en azından benim kullandığım bu şekilde). Kelpi yurt dışından almıştım ve ilaç gibi değil de daha çok maka, kakao vb. satan markalardan aldığım ürünlerdi (bio-organik olmasına dikkat edin!). Selenyum da kullanıyorum ama her gün düzenli içmiyorum açıkçası. Genel olarak besin takviyelerinin hergün düzenli içilmesi yerine gerçek besin alır gibi arada vücudu yoksun bırakarak alınmasını daha mantıklı buluyorum. Bu benim görüşüm ve doğru yapıp yapmadığımı kanıtlayacak bir verim yok maalesef:) Ancak Çin tıbbında ve Batı’da bazı araştırmalarda da bunu destekleyecek bilgiler olduğunu biliyorum. Tuz olarak iyot eklenmemiş kaya tuzu veya Himalaya tuzu kullanıyorum genelde.

  • Nese Gul dedi ki:

    Merhaba tugba hanim, birkac ay once sizin troid rahatsizliginizla ilgili yazinizi okumustum.O sirada ben de sizin gibi arayis icindeydim.27 yadindaki kizim graves hastasiydi. T3 19 tsh 0, 001di.daha sonra ilac tedavisiyle normale dondu.Fakat trimazolun kullanimi sadece 6ay.Daha uzun surede uzun donemde yan etkileri oluyor.Ilaci biraktiktan sonra da hastalarin buyuk çoğunlugunda troid yukseliyor, ameliyatla troidin alinmasi gerekiyordu.Bu yuzden internette gravesle ilgili aylarca suren arayislarim oldu .Sonunda internetten Balim klinigini buldum.Goksin hanim esiyle birlikte Ankarada açtığı klinikte sifa dagitiyor.Sitesinde hasimato ve graves hastaligiyla ve ayrica diger hastaliklarla ilgili makaleleri var.Kizima uyguladigi iyot tedavisiyle cok sukur, bir ayda troidi normal degerlere dondu.Su anda T3 3,7 tsh 3, 17 İyotu bize kendisi verdi.ilk gunlerde,doktorumuzun dediği gibi vucudu iyoda alışana kadar troidi yukselip carpintısı oldu, fakat daha sonra hic bir sikayeti kalmadı.Son derece iyi.Haftada iki gün selenyum (hergun değil) gunde 2 kez c vitamini , bir kez magnezyum ,alfa lipoik asit ,sabah aç karna kaya tuzlu su 12 damla iyot B vitamini ve D vitamini destekleri alıyor.Yalnız Gokşin hanım iyot tedavisine hemen başlamıyor, Vucudu detoks yapmak icin önce yuksek dozda c vitamini serumu veriyor.4 serumdan sonra iyota basliyor .Sitesinde c vitamini ile ilgili makaleyi de gorebilrsiniz.Ayrıca diyet veriyor.Ekmek ,baklagiller, sut urunleri ,meyve(sadece avakado) , şeker, tarçın ,kuru yemiş yasak.Diyette günde 2 öğün yemek, bol su 1- 1.5 çay bardağı zeytinyağı, hindistan cevizi yagi var.Kızımın ayrıca ürtikeri de var.Bu tedaviden sonra o da hafifledi.Iyotun vucuda hiçbir yan etkisi yok.Ayrıca bagisikligı güclendiriyor.Bu yuzden ilaçlarda olduğu uzun süre kullanmak zaralı degil.Gravesi kalıcı olarak da iyilestiriyor.Sizlerin de benim daha once oldugum gibi , çaresiz hissettiğinizi kendi kendinize birseyler yapmaya calistığinizi gördüm.Bu yüzden yazma geregi duydum.Hasimatoyu da iyotla tedavi ediyor.Turkiyede baska iyot tedavisi yapan doktor yok sanirim.Kendisine giderseniz kizim gibi sifa bulacagınıza inanıyorum.Bir de yazmayi unuttum, yatmadan once 12 damla LDN içiyor.Bağışıklıgi güçlendiriyor.Sağlıkla kalın.

    • Tuğba Duymaz dedi ki:

      Merhaba, kızınızın iyi sonuç almasına çok sevindim. Gökşin Hanım’ı ilgiyle takip ediyorum. Kendisi saygı duyduğum fonksiyonel tıp doktorlarından biri… İyot ihtiyaç duyduğumuz ve çoğumuzda eksik olan bir madde. Ancak yüksek doz iyot konusunda ciddi soru işaretleri var, özellikle de Haşimatosu olanlarda. En büyük sorun otoimmün atakları tetikleyebilmesi… Bir anda yüksek dozda alınan iyot ayrıca tiroit hormonlarının üretimini de engelleyebiliyor (üretim için iyoda gereksinim olsa da). Buna Wolff-Chaikoff etkisi deniyor. Normalde bu geçici bir süreç olsa da bazı insanlarda bu baskılanma devam edebiliyor. Yani benim gibi Haşimatosu olanlarda bu tedavi çok kötü sonuçlar doğurabilir! Burada yazdıklarınız kızınıza iyi gelirken başkalarına iyi gelmeyebilir. Okuyanların bunu dikkate almasında fayda görüyorum. Gökşin Hanım’ın da herkese aynı protokolü uyguladığını sanmıyorum. Ayrıca çaresiz hissetmiyorum:) Teşekkür ederim:)

    • Deniz dedi ki:

      Merhaba. Kızınızın durumu şu an nasıl?

  • Serdar dedi ki:

    Çocukluk döneminde maruz kaldığınız bir travma vs var mı? Çünkü bende araştırıyorum ve bu hastalığın çocukluk döneminde yaşanan travmalarla ilgisi olabileceği söyleniyor. Ancak çocukluk döneminde yaşanan hangi olay bunu bulmak çok zor.

    Hashimoto hastaları, çocukluk döneminde kendilerini en çok etkileyen olayları buraya yazarsa, belki bu hastalığı etkileyen psikolojik sorunu bulabiliriz.

    Benim :
    1. onlu yaşlarda cinsel bir olayla karşılaştım.
    2. 4-5 yaşlarında annem evde bayılmıştı.

    Şimdilik aklıma gelenler bunlar.

Yorum Bırakın

error: İçerik izinsiz kullanılamaz!